6 soruda Süleymancılar: Süleymancılar kimdir? Neden hedef oldular?
Süleymancılar kimdir, nasıl bu kadar geniş bir yapıya dönüştüler, ekonomik güçlerinin kaynağı nedir, devletin hangi kurumlarıyla ilişki kurdular ve siyasi iktidarla neden karşı karşıya geldiler?
Süleymancılar, yıllardır dini faaliyetleriyle değil, öğrenci yurtları, eğitim ağı, ekonomik gücü ve siyasetle kurduğu ilişkilerle de tartışılıyor. Süleyman Hilmi Tunahan’ın 20'nci yüzyılın ilk yarısında başlattığı “din eğitimi faaliyetleri” etrafında şekillenen tarikat, zaman içinde Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’ya da yayılan geniş bir yapıya dönüştü.
Cemaatin lideri Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 49 şüpheli hakkında yürütülen son soruşturma Süleymancıları yeniden Türkiye gündeminin merkezine taşıdı. Peki Süleymancılar kimdir, nasıl bu kadar geniş bir yapıya dönüştüler, ekonomik güçlerinin kaynağı nedir, devletin hangi kurumlarıyla ilişki kurdular ve siyasi iktidarla neden karşı karşıya geldiler?
İşte 6 soruda Süleymancılar...
1- Süleymancılar kimdir ve ne zaman ortaya çıktılar?
Kamuoyunda “Süleymancılar”, tarikat mensuplarının tercih ettiği ifadeyle ise “Süleymanlılar” olarak anılan yapı, adını kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'dan (1888-1959) alıyor. Tunahan, bugün Bulgaristan sınırları içerisinde bulunan Silistre'nin Hezargrad/Razgrad bölgesinde doğmuş, İstanbul'da din eğitimi almış ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde din eğitimi faaliyetleri yürütmüş bir Nakşibendi-Müceddidi şeyhi olarak tanımlanıyor.
![]() |
| SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN |
Yapının temelleri, 1920'li ve 1930'lu yıllardaki ders halkalarına kadar götürülebilir. Ancak bugünkü anlamıyla tarikatın kitlesel biçimde örgütlenmesi özellikle 1950 sonrasında gerçekleşti. Tunahan, 1951'de İstanbul Çamlıca'da yaklaşık 25 öğrenciyle ilk yatılı Kur'an kursunu oluşturdu. Ardından ders halkaları ve Kur'an kursları farklı kentlere yayıldı.
Tunahan'ın yetiştirdiği öğrenciler, Diyanet'in sınavlarına girerek müftü, vaiz, imam, müezzin ve Kur'an kursu öğreticisi olmaya başladı.
1960'larda ise tarikatın kurumsal yapısı daha belirgin hale geldi. 1966'da Kur'an Kursları Kurma, Koruma ve İdame Ettirme Dernekleri Federasyonu kuruldu. 1970'lerden itibaren bu yapı, yalnızca Kur'an kurslarıyla değil öğrenci yurtları üzerinden de büyüdü.
Tarikat aynı dönemde Avrupa'ya da yayıldı. 1973'te Almanya'nın Köln kentinde İslam kültür merkezi kurulmasıyla başlayan süreç, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde cami, Kur'an kursu, öğrenci yurdu ve kültür merkezlerinin oluşturulmasına kadar genişledi.
2- Tarikatın ana faaliyet alanları ve finansal gücünün kaynağı ne?
Süleymancı yapılanmanın en görünür faaliyet alanı eğitim ve öğrenci barındırma faaliyeti.
Başlıca faaliyet alanları, “Kur'an kursları, öğrenci yurtları ve pansiyonlar, lise ve üniversite öğrencilerine yönelik eğitim faaliyetleri, camiler ve dini eğitim merkezleri, dernek ve vakıf faaliyetleri, Avrupa'daki İslami kültür merkezleri, öğrencilere yönelik burs ve sosyal destek faaliyetleri” şeklinde sıralanabilir.
Bu modelin en önemli özelliği ise tarikatın doğrudan siyasi parti üzerinden değil, eğitim ve sosyal hizmet ağı üzerinden örgütlenmesi. TDV İslâm Ansiklopedisi de cemaatin 1971 sonrasında öğrenci yurtları inşa ederek Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki öğrencilere hizmet veren bir konuma geldiğini belirtiyor.
Tarikatın toplam mal varlığına ilişkin kamuya açık, doğrulanmış ve güncel bir bilanço bulunmadığı için kesin bir rakam vermek mümkün değil. Ancak ekonomik gücünün kaynaklarını “bağışlar, dernek/vakıf gelirleri, yurt faaliyetleri, ticari işletmeler, cemaat mensuplarının ekonomik katkıları, Avrupa'daki faaliyetlerden elde edilen gelirler” şeklinde sıralamak mümkün.
Bugünkü soruşturmayı önemli hale getiren nokta ise bunun ötesinde. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında, cemaat lideri Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 17 ilde 123 adreste arama yapılırken 33 şirkete ait adreslerin de soruşturma kapsamında bulunduğu bildirildi. Kaynak gösterilen MASAK incelemeleri, bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL'yi aşan para hareketinin çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığına işaret ediyor.
Ancak bu rakam “cemaatin mal varlığı” veya “cemaatin kasasındaki para” anlamına gelmiyor. Söz konusu rakam, soruşturma kapsamında incelenen (yurt dışına çıkarılan) para hareketlerinin toplam büyüklüğü.
Soruşturmanın kapsamındaki suçlamalar arasında suç örgütü kurma/yönetme, örgüte üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet iddialarının bulunduğu bildiriliyor.
3- Tarikatı yöneten liderlik yapısı nasıl?
Süleyman Hilmi Tunahan'ın 1959'daki ölümünden sonra yapı farklı dönemlerde farklı liderlerin etrafında şekillendi. Tarikat tarihinde Kemal Kacar ve daha sonra Arif Ahmet Denizolgun önemli isimler olarak öne çıktı.
Denizolgun'un 2016'da ölümünden sonra cemaatin liderliği, yeğeni Alihan Kuriş'e geçti. Bu nedenle bugünkü operasyonun dikkat çekici tarafı yalnızca çok sayıda kişinin gözaltına alınması değil, cemaatin en üst düzey lideri olarak kabul edilen Alihan Kuriş'in de soruşturmanın merkezinde bulunması.
Yapı ile ilgili, merkezi liderliğin altında bölgesel ve yerel sorumluların bulunduğu, bunların da dernek, yurt ve eğitim faaliyetlerini koordine ettiği yönündeki bilgiler uzun yıllardır yansıyor.
Süleymancılar, faaliyetlerinin önemli bölümünü dernekler, vakıflar, şirketler ve yurtlar gibi farklı yapılar üzerinden yürütüyor.
4 - Süleymancılar devlette örgütleniyor mu?
Tarikatın tarihsel olarak Diyanet ile çok güçlü bir insan kaynağı ilişkisi bulunuyor. Süleyman Hilmi Tunahan'ın yetiştirdiği öğrencilerin Diyanet sınavlarına girerek müftü, vaiz, imam, müezzin ve Kur'an kursu öğreticisi olması, cemaatin erken dönemden itibaren Diyanet'in din hizmetleri kadrolarıyla iç içe geçmesine yol açtı.
Aynı şekilde Emniyet, yargı, Milli Eğitim veya diğer kurumlarda da cemaat mensubu olduğu ileri sürülen kişilerden söz ediliyor. Fakat bu kişilerin aynı zamanda cemaatin örgütsel hiyerarşisi içinde hareket edip etmediği, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında belli olacak.
Özetle resmi olarak herhangi bir devlet organında örgütlü olduklarına dair henüz doğrulanmış bir kayıt bulunmazken, cemaatin özellikle Diyanet ve ve kısmen yargı ile ilişkileri bulunuyor.
Keza eski Hakimler ve Savcılar Kurulu üyesi ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen de gözaltına alınan isimler arasında.
5- Tarikatın siyasete ve devlete bakışı nasıl, neden hedef oldu?
Süleymancıların siyasetle ilişkisi, Türkiye'deki birçok dini cemaatten farklı bir seyir izledi.
Cemaatin temel stratejisi uzun süre doğrudan siyasi parti kurmak veya bir siyasi partinin bünyesine katılmak yerine, seçim dönemlerinde belirli siyasi aktörleri desteklemek ve kendi toplumsal ağını korumak şeklinde gelişti.
Cemaatin geçmişte farklı dönemlerde farklı partileri desteklediği biliniyor. Ancak özellikle Recep Tayyip Erdoğan ile Arif Ahmet Denizolgun arasındaki gerilim, AKP iktidarı döneminde cemaat-devlet ilişkilerinin bozulmasının temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
2023 seçimleri öncesinde cemaatin Erdoğan'ı desteklemeyeceği, cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu'na yöneldiği ve milletvekili seçimlerinde CHP, İYİP ve Gelecek Partisi gibi farklı seçenekleri değerlendirdiği aktarılmıştı.
Bugünkü operasyonu açıklamak için üç ayrı düzlemi birbirinden ayırmak gerekiyor.
Birincisi; tarikat ile AKP iktidarı arasında özellikle son yıllarda ciddi bir siyasi mesafe oluştu. Süleymancılar, Türkiye'deki diğer bazı dini grupların aksine Erdoğan yönetimine koşulsuz destek veren bir yapı olmadı.
İkincisi; binlerce öğrenciye ulaşan yurtlar, dernekler, vakıflar, şirketler ve uluslararası faaliyetler, tarikatın yalnızca dini değil aynı zamanda ciddi bir sosyal ve ekonomik ağ oluşturmasına yol açıyor.
Bugünkü operasyonun 33 şirkete ait adresleri de kapsaması ve MASAK incelemelerinde 100 milyar TL'yi aşan para hareketinin araştırılması, ekonomik boyutu soruşturmanın merkezine taşıyor.
Üçüncüsü; Süleymancılar hakkında yıllardır “devlet içinde kadrolaştıkları” yönündeki iddialar... Tarikatın özellikle Diyanet alanında tarihsel olarak güçlü bir insan kaynağı oluşturduğu biliniyor.
6- Tarikat hangi skandallarla gündeme geldi?
Süleymancılar, yıllar içinde özellikle işlettiği öğrenci yurtlarında yaşanan olaylarla da kamuoyunun gündemine geldi. Bunların başında 29 Kasım 2016'da Adana'nın Aladağ ilçesinde Süleymancılara bağlı derneğin işlettiği kız öğrenci yurdunda çıkan yangın geliyor. Yangında 11'i çocuk 12 kişi hayatını kaybetti, 24 çocuk yaralandı. Yurt yöneticileri ve dernek yöneticileri hakkında dava açılırken, yargılama sürecinde sanıklar hakkında çeşitli hapis cezaları verildi.
Aladağ faciası, yalnızca yangında hayatını kaybeden çocuklar nedeniyle değil, yurdun güvenlik koşulları, yangın çıkışları, elektrik tesisatı ve denetim mekanizmaları üzerinden yürütülen tartışmalar nedeniyle de uzun süre gündemde kaldı. Davada yurt müdürü ve dernek yöneticileri de sanıklar arasında yer aldı.
Cemaatin adının geçtiği bir diğer önemli başlık ise çocuklara yönelik cinsel istismar davaları oldu. 2023'te İstanbul Ümraniye'deki Süleymancılarla bağlantılı Özel Osmangazi Arifiye Ortaokul Erkek Öğrenci Yurdu'nda 11 yaşındaki bir çocuğun istismara uğradığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldı; hakkında suçlama bulunan imam tutuklandı, yurt mühürlendi ve yurt müdürü açığa alındı.
Bir başka dosya ise Antalya'nın Alanya ilçesindeki Sugözü Ortaokul Erkek Öğrenci Yurdu ile ilgili. Davaya konu olayda 10 erkek çocuğunun istismara maruz bırakıldığı belirtildi ve sanık G.R.U. 84 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanık daha sonra kararı istinafa taşıdı.
Bunun yanı sıra farklı yıllarda Süleymancılarla bağlantılı yurtlarda çocuklara yönelik istismar iddiaları da basına ve adli makamlara yansıdı. Örneğin 2019'da Denizli'nin Çivril ilçesindeki bir yurtla ilgili 12 yaşındaki bir çocuğa yönelik cinsel istismar iddiası gündeme geldi. (OKAN EVRİM - EVRENSEL)




